30 Aralık 2007 Pazar

Michael J. Fox

Çok severim Michael J. Fox'u. Benim neslim onu başrol oynadığı Back to the Future serisindeki Marty McFly karakteri ile tanıdı. O filmle büyümüştük biz. O filmle sevmiştik Dr. Emmett Brown'u, Biff Tannen'i ve McFly ailesini. Geleceğe Dönüş serisi ile yıldızını parlatmayı başaran Michael J. Fox sonrasında da yerinde saymadı elbette. Birçok filmde yer aldığı gibi birçok animasyon filminde de karakterlere kendi sesini verdi. Tam da Geleceğe Dönüş serisinin dördüncü filmini çekmeye hazırlanırken o talihsiz Parkinson hastalığı her şeyi mahvetti.
Kendisi ilk başlarda hastalığını herkesten, hatta kendinden bile gizleme yolunu seçti. Bunu yapmaktaki amacı sahnelerden, beyaz perdeden kopmamaktı elbette. Yalnız hastalık ilerledikçe hastalığın beraberinde getirdiği daha büyük sorunlarla mücadele etmek zorunda kalıyordu. Hastalığını öğrendiği vakit kendisine alkolün kollarına bırakıyordu. Artık ondan da vazgeçmesi şarttı. Her şeyden öte hastalığını kabul etmenin vakti de gelmişti.
Michael J. Fox en nihayetinde doktor tedavisini kabul eder. Ancak bir şartı da vardır. Hastalığından ve tedavisinden doktoru, ailesi ve bağlı bulunduğu film şirketinin üst düzey yöneticileri dışında kimse haberdar edilmeyecektir. Tedaviyi bu alanda dünyanın en iyilerinden olan bir doktor üstlenir. Doktorunun kendisine söylediği şey gayet açıktır. Michael istediği takdirde ameliyata alınacaktır. Ancak bu ameliyat büyük risk taşımaktadır. Bunu belirten doktoru hastalığı ameliyat olmadan kendisinin de yenebileceğini de ekler. Doktoru o an için ameliyatı pek de gerekli görmez işin açıkçası.
İşin garibi aynı doktor çok kısa bir zaman sonra Michael'i yeniden yanına çağırır ve aniden onu ameliyat etmek istediğini söyler. Michael "Daha geçen gün ameliyata gerek görmemiştin" gibi bir cevap verince, doktor aynen şu cevabı verir:
"Aldığın ilaçlarla hep durumu idare edebildin, titremelerini saklayabildin... Film setlerine giderken bile bunu ayarlayabiliyorsun. Ve elbette bu riskli bir ameliyat; işte hep bu yüzden; yani çekimlerin aksayabilir, kariyerin bitebilir korkusuyla tedavide daha ileri adımlar atmamızı yavaşlatıyorsun, sinema kariyerine ara vermekten çekiniyorsun.
Ancak geçtiğimiz günlerde bana bir şey anlattın. Bazen küçük oğluna, Sam'e, gece yatmadan önce masal okumak istediğinde kitabı tutarken çok zorlandığını, hatta bazen sayfaları çeviremediğini, ve hatta bu konuda bazen oğlundan yardım aldığını söyledin. Veli toplantısına gitmekten korktuğunu anlattın. Michael; pek çok kişi televizyona çıkabilir ama sadece bir tek kişi çocuklarının babası olabilir."

Lafı daha fazla uzatmayacağım. Hollywood'u sarsan Michael J. Fox'un Parkinson hastalığının açıklanışı bu konuşmanın ardından yapılan bir basın toplantısı ile oldu. Bu olay aynı zamanda tedavinin tam anlamı ile başlangıç noktasını oluşturdu. Michael J. Fox hayranlarını üzen o basın toplantısında kariyerine son noktayı koyduğunu açıklamıştı.
Parkinson hastalığının artık çaresi de var. Kendisi internet sitesinde tedavi maratonunda bitiş çizgisine çok yaklaştığından bahsediyordu. Sevindirici haber ise onu çok uzun bir aradan sonra ilk defa büyük bir yapımda izleme fırsatı bulacağız. 2009 senesinde gösterime girecek olan A Christman Carol filminde Jim Carrey, Gary Oldman, Christopher Lloyd ve Bob Hoskins gibi isimlerle birlikte rol alırken göreceğiz.
Heyecanla bekliyorum(z)!

1 yorum:

arcoiris dedi ki...

Michael J.Fox'u çok çok severim.Zaten geleceğe dönüşü çocuk yaşlarda izlemiş herkesin kalbinde ayrı bir yeri olduğuna da eminim.Ben en son scrubsta izlemiştim.Yeni filmini ben de heyecanla bekliyorum:)