27 Mayıs 2008 Salı

Sisler Bulvarı

NOT: Az sonra okuyacağınız şiir, kanımca, Türk şiirinin zirve noktasıdır. Grup Dinmeyen tarafından bestelenmiştir ayrıca. Onun tadı da ayrıdır. Okuyun ve dinleyin.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Elinin arkasında güneş duruyordu
aylardan kasımdı üşüyorduk
Ağacın biri bulvarda ölüyordu
Şehrin camları kaygısız gülüyordu
Her köşe başında öpüşüyorduk

Sisler Bulvarı'na akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
Kesik birer kol gibi yalnızdık
Dağlarda ateş yanmıyordu
Deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk

Sisler Bulvarı'nda seni kaybettim
Sokak lambaları öksürüyordu
Yukarıda bulutlar yürüyordu
Terk edilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
Yenikapı’da bir tren vardı

Sisler Bulvarı’nda öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar
Sen rüyasını göreceksin
Çığlık çığlığa uyanacaksın
Sabah kapını çalacaklar
elinden tutup getirecekler
Beni görünce taş kesileceksin
Ağlamayacaksın! Ağlamayacaksın!

Sisler Bulvarı’ndan geçtim, sırılsıklamdı
Islak kaldırımlar parlıyordu
Durup dururken gözlerim dalıyordu
bir bardak şarapta kayboluyordum
gece bekçilerine saati soruyordum
evime gitmekten korkuyordum
Sisler boğazıma sarılmışlardı

Bir gemi beni Afrika’ya götürecek
ismi bilmem ne olacak
Kazablanka’da bir gün kalacağım
Sisler Bulvarı’nı hatırlayacağım
Kırmızı melek şarkısından bir satır
Lodos’dan iki
Senin kirpiklerinden bir satır
simsiyah bir satır hatırlayacağım
Seni hatırlatanın çenesini kıracağım
Limanda vapurlar uğuldayacak

Sisler Bulvarı bir gece haykırmıştı
ağaçları yatıyordu yoksuldu
bütün yaprakları sararmıştı
bütün bir sonbahar ağlamıştı
Ağlayan sanki İstanbul’du
"Öl" desen belki ölecektim
İçimde biber gibi bir kahır
bütün şiirlerimi yakacaktım
Yalnizlık bana dokunuyordu.

Eğer Sisler Bulvarı olmasa
eğer bu şehirde bu bulvar olmasa
sabah ezanında yağmur yağmasa
şüphesiz bir delilik yapardım
Hiç kimse beni anlayamazdı
Onbeş sene hüküm giyerdim
dördüncü yılında kaçardım
Belki kaçarken vururlardı

Sisler Bulvarı’ndan geçmediğin gün
Sisler Bulvarı öksüz ben öksüzüm
Yağmurun altında yalnızım
ağzım elim yüzüm ıslanıyor
tren düdükleri iç içe giriyorlar
aklımı fikrimi çeliyorlar
Aksaray’da ışıklar yanıyor
Sisler Bulvarı ayaklanıyor
artık kalbimi susturamıyorum

Attilâ İLHAN

1 yorum:

Sokak Lambası dedi ki...

Çok severim bu şiiri ve Attila İlhan'ı.
"Sisler Bulvarı'nda seni kaybettim
Sokak lambaları öksürüyordu
Yukarıda bulutlar yürüyordu
Terk edilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
Yenikapı’da bir tren vardı "