22 Ağustos 2009 Cumartesi

3'üncü Sene

2 sene önce bugün bu yazıyla hayata geçirmiştim blogu. Geçen sene dalga konusu olan pastadan sonra misafire bulduğunu vermeye azmettim :) Neyse, geçelim...

Ne yapmışım bu iki sene içinde? Neler gelmiş başımıza? Neler yaşamışım? Neler paylaşmışım? Birçoğunu ve hatta hemen hemen hepsini aktarmaya çalıştım bu blog ortamında. Filmlerin nabzını tuttum, elin getirdiğince... Kanımca "büyük" olduğuna inandığım filmlerden de kısa diyaloglar sunarak anımsamaya yardımcı oldum. Köşede bucakta duyup da kulağıma çalınan parçaların blogu okuyanlarca da dinlenmesi gerektiğine inandım. Anketler yardımıyla takipçilerimin meraklarına ortak oldum. 90'lı yılların unutulmazlarına doğru yolculuk yapıp çocukluğuma döndüm. Her pazartesi toplumdan ve kendimden verdim. Öyle de bir anlatım yapıyorum ki şu an neredeyse birazdan ağlayacağım. Nedir yani kendinden vermek? Değil mi ama!

Hep yolunda gitmedi bazı şeyler. Gün geldiği sansür bile yedim. Bu konuda şikayeti bulunan yegâne blog kullanıcısı değilim. Ama yine de işin boyutunu daha ciddi bir noktaya getiren şey de bu değil mi? "İnternet üzerinde her gün bir websitesinin kapatıldığı şu günlerde..." diyelim ve gerisini siz getirin işte...

En çok üzücü olanı ise geçtiğimiz ocak ayında yaşandı belki de. Sol köprücük kemiğimi kırınca bir süre yazılara da ara vermek zorunda kaldım. Bu "yazısızlık" hâli o dönem içinde belki de en çok canımı sıkandı.

Farklı bir şeyler yapmaktı başlangıçtaki amacım. Gün geçtikçe anladım ki herkes kadar sıradandım. Sadece kendi cümlelerimle fark yaratabilirdim, yine de bu bir şeyi değiştirmeyecekti tümevarımlar aynı olduğu müddetçe. Ben zevk alıyorum burada yazmaktan. Daha ne kadar sürdürürüm bilemiyorum. Ara ara açıp aylar önce yazdığım yazıları okumak bile haz veriyor bana. Alınganlık olmasın tabii ama bu blogu daha çok kendime söz geçirmek için hazırladığıma artık daha fazla inanıyorum. İnandığım sürece de devam edeceğim galiba. 2 yıl boyunca yanımda olanlara teşekkürler...

3 yorum:

sinem dedi ki...

hayırlısı olsun :) nice 2'lere

mobius dedi ki...

Var ol,yazar ol ve bizimle ol, gerisi mühim değil! Gözüm üstünde :)
Geçirilen yıllara bakınca,bir yandan ayna görevi üstleniyor sanki Kültürsepeti,kişinin kendisini görmesinde.Hoş...
Kültürsepeti daha uzun yıllar bizimle olsun dileğimiz budur kıssadan hisse:)

Anıl dedi ki...

mobius

Bloga yaptığın ilk yorumda bile heyecanlıydın. Hâlâ öylesin? Sahi, sen niye hep böylesin? :))

Şaka bir yana da ne güzel değil mi martılar falan? Bir filmin seni getirdiği noktaya bak... 2 senedir takip etmek zorunda kaldın burayı :) Niye zorundaysan artık :)