28 Nisan 2008 Pazartesi

Pazartesi Notları #25

  • 1 Mayıs yaklaşıyor... Geçen senenin ardından İstanbul'daki kutlamalar bu sene de Taksim'de. En ağır günüm perşembeden vakit bulabilirsem yolları aşındırıp "ayaklar olarak başa mesaj vereceğiz"... Zira ayaklar olmadan baş sadece baş olarak kalır. Başı baş yapan da ayaklar değil midir? Başladım bile... Bakın; "1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı. Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı"...
  • "Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini"...
  • Yüzüklerin Efendisi'nin muhteşem Tek Yüzük'üne rastladım dün bir mücevheratçıda. Fiyatı biraz el yakan cinsten. Ancak...
  • Sonunda bu da oldu. Lost'un ana karakterlerinden biri dizinin yayınlanan son bölümünde Türkçe konuştu. İyiyiz iyi!
  • Başbakan çakı taşıyordu değil mi? Kızmayın ona, ne de olsa bir Kasımpaşalı o!
  • Niğde'de içkili mekanlar kent merkezinin 5 kilometre dışına taşınacakmış.
  • İlginç bir duyum daha geliyor... Ankaragücü Bayan Voleybol Takımı masörü Türkan Özsu gecenin bir yarısı rahatsızlanmış ve hastaneye götürülmüş. Gariplikler bundan sonra başlıyor. Ankara Etlik'teki Özel Lokman Hekim Hastanesi'nin acil servisinde bulunan doktor Özsu'yu alkollü olduğu gerekçesiyle muayene etmemiş. Namaz esnasında kalp krizi geçiren adama müdahale etmeyen cemaatin yaptığı ile bu olay arasındaki 7 farkı bulmanızı rica edeceğim.
  • Malum ülkede pirinç bunalımı var. Mehdi Eker ne demiş bu konuda: "3-5 gün pirinç yemeyiz, olur biter!"
  • Bugün bölüm olarak kurduğumuz eğitim vakfı dahilinde anket yapmak için ziyaret ettiğimiz bir ilkokulda 5.sınıflar ile ilgilenmek bana düştü. Anket sonrası kendilerine avuç avuç dağıttığım şekerleri gördüklerinde gözlerinin faltaşı gibi açılmasını geçtim, içleri tertemiz ve daha fazlasını öğrenmekten başka bir şey istemeyen bu çocukların cıvıltısı cezbetti beni. Bir tanesi bana laf bile soktu. Aynen şöyle oldu:
    - Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz bakalım siz?
    - (Bir tanesi atlar) Ben doktor olmak istiyorum ama kandan korkuyorum.
    - Eee, o zaman diş doktoru ol sen de.
    - Onda da kan var ki!
    - Evet! :S
  • Bu da oldu. 90 yaşında bir kadına da tecavüz girişiminde bulunuldu. Olayın yaşandığı ülkeyi yazmıyorum.
  • Dün ligin final maçı niteliğindeki Galatasaray-Fenerbahçe maçındaydım. Yendik, şişirdik ve hatta dolma yapıp pişirdik. Muhteşem atmosferden çıkamazlardı zaten, çıkamadılar da. Ve evet, hava atıyorum!
  • 2 gün önce Çernobil faciasının 22'nci yıldönümüydü. Nükleer Santrallere koca bir HAYIR!
  • Daha önce yazdım mı bilmiyorum ama Burger King'in sarımsaklı mayonezi gibisi yok. Bugün Carrefour'da gördüm, piyasaya da çıkmış! Mmhh!
  • Esen kalın!

1 yorum:

Sinem dedi ki...

blog çok keyifliymiş, tebrik ederim öncelikle :)
evet yüzük çok pahalı, evet Benjamin Linus "törkçö biliyur musun?" dedi, evet Feneri çok pis yendik:), evet nükleere hayır, evet sarımsaklı mayonez süper süper süper!
bu "notlar" olayı iyiymiş, ben de çalar kendi blogumda yaparım :)
esen kalın :)